|
    
|
|
Çay bahçesindeki
masaların en önünde oturuyordu. Üzerinde kar beyaz denizci
üniforması. Yanık tenli, mavi gözlü, geniş omuzlu, uzun
boylu yakışıklı bir adam. Üç gün o çay bahçesinde sadece
birbirimizi görmeye gittik. Ben ona , o dalgın dalgın uzakta
parlayan denize baktı.
Eğer o zaman onunla tanışsaydım. Ve beni elimden tutup
götürseydi, arkama bakmadan giderdim. Sorarım neden? Çünkü
ben gönlünün sesine kulak veren, romantik bir kadınım da
ondan. |